15 Ocak 2009

SADE-CE

haksızlıklar karşısında
gerekince ve
gerektiğince tavır alman
gerekirse.

gerekirse,
çocukları yaşatmak için,
terketmen yaşamı.
hazır olman
gerek.

yapman
gereken çok basit.
bilenlerden birini
biraz dinlemen
gerekecek;
.............
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak, "bilgini" en hızlı "sayan".
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...

Nazım Hikmet Ran' ın sanılan
aslında yalcın ergire ait olan ve hatta
dus hekimi 2 isimli kitabının 13. sayfasında yer alan
"basit yaşamak" adıyla da anılan şiiridir,
ancak komik bir şekilde internette
"nazım hikmet" imzası ile forward edilip durur.
burada bu şiir ve komik öyküsü yer alıyor.

neler oluyor şu hayatta yahu diyerek
kıvıralım, inandığımız yalanı doğrultalım.
saftirik beni uyandıran xibalba ya
nasıl teşekkür etsek bilemeyelim. :)
ve konumuza dönelim.


Vatanında ölmeyen iki kere ölür.İ. Habib Sevük

Nazım Hikmet, ölümünden 46 yıl sonra Türk vatandaşlığına yeniden kabul edildi.
iade-i itibar kararı 06 Ocak 2009, salı günkü bakanlar kurulu'nda alındı.

bu gün ise O'nun doğum yıldönümü
.....
Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani....

vatanında sade bir mezar istemişti.
vatanına kavuştu lakin,
zannederim sadeliği kaybedecek.
olsun...
hoşgeldin Nazım hikmet
ve iyi ki doğdun.

K®HAN

11 yorum:

JoA dedi ki...

"sen artık bizim vatandaşımız değilsin" demekle insan gerçekten öyle olmuyor neyse ki... gerisi teferruat belki de. gerisi, ölenin arkasında kalanlar için bir avuntu... bir iade-i itibar. eğer itibar zedelenmişse tabii.

ama

Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak, "bilgini" en hızlı "sayan".

bu satırları her gördüğümde "nazım hikmet'in olamaz" diyorum kendi kendime. o zamanlar telefon zaten sadece telefon etmek için kullanılıyordu zaten. ve bilgisayarların herhalde bina büyüklüğünde prototipleri vardı. yanılıyorsam düzelt lütfen.

JoA dedi ki...

aman efendim, ne demek... doğruyu bilelim, hepimize yeter. bilgi bombardımanı için ben teşekkür ederim.

korhan dedi ki...

şaştım kaldım bu işe,
saf bir yanım var hala....
inanamadım.
sevindim.

ama merak ediyorum
nasıl olurda onun zamanında yazılmamış olacağı bariz belli olan öğrencilik yıllarımda devirdiğim hiç bir kitabında okumadığım duymadığım bir şiirden şüphelenmem.

Ağa Camii
Havsalam almıyordu bu hazin hali önce
Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
Allahımın ismini daha çok candan andım.
Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,
Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var...
Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,
En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
Üstünde orospular yükseltiyor sesini.
Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,
Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.
Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,
Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu
Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen
Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!
Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster
Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer
Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,
Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!

Nazım Hikmet

onu inançsız ilan eden kesim için bu şiir de inanılmazdır. ben de duymamıştım bu şiirini ama en azından zaman problemi yok. yazmış olabilir. onu seven çoğunluk sevmeyince bu şiiri, duyurulmamış olabilir.

bir şiir gördü biri.
çok sevdi.
altına kendi ismini yazıverdi.
bu olası geliyor.
fakat,
o şiirin altına yıllar önce vefaateden ünlü bir şairin adını ne diye yazsın?
bunun cevabının olmayışı belki biraz olsun açıklayabilir saftirikliğimi :)

hımmm.

mesela,
"sade-ce" diye başlık attığım bu yazının şiire kadar olan bölümünün altına korhan veli kanık yazsam :)
sonrada internette birkaç blog ve forumda yayınlasam.....
yok yok...
ben saflığı tercih ederim.

Judi dedi ki...

Bu güzel yazıya en sevdiğim nazım şiiri ile yorum yapayım istedim.

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

korhan dedi ki...

sevgili Evrim,
teşekkür ederim.
düşündümde bir şairle arkadaş olmak
çok keyifli ama çok riskli bir iş olsa gerek ya hu

bu şiirin muhatabı olduğumu hayal ettimde bir an...

"nefretine razıyım.
senin için bişey ifade edeyim de
varsın bu nefret olsun."
dedirtir insana.

inanmayan birine bir bilen cehennemin varlığını ispat etmiş.
tamam bu bana yeter demiş inanmayan.
cenneti merak etmiyor musun peki demişler.
devamı olsunda yeter ki hep cehennem olsun razıyım demiş.
ve o gece senelerdir çektiği uykusuzluk hastalığı son bulmuş.

hakkaten haaa!

Last Station dedi ki...

basit yasamak siirini blogumda yayimlamis ve nazim hikmete ait olmadigini yazmistim. okumamissin o postlari:))

korhan dedi ki...

Last Station,

safım ben saf.

okusam bile yapardım bu hatayı.

sen bunu anlayamazsın uyanık :))

Last Station dedi ki...

bana saf degilsin diyerek iltifat mi ettin, hakaret mi anlayamadim. demek ki bende cok uyanik degilmisim:))

Judi dedi ki...

İlk defa ismimle anıldım lakin bir geripsedim sanki başkasına sesleniyormuşsun gibi geldi:)

Şair değilim olamamda sanırım,lakırtılarım olabilir sadece...

Efem size de kimse böyle hisler beslemez işallah:)

korhan dedi ki...

last station,

bu yorumun delildir işte benim savıma :)

korhan dedi ki...

judi,

ben mi ?

kusura bakma farkında değilim.

yazdığın bir konudan çıkarımlar sonucu
isminin evrim olacağına kanaat getirmiştim.
ama kullanacağım hiç aklıma gelmezdi :)

şairliğe gelince,
bazen istemeden olur bir şeyler.
mesela benim hiç yazmışlığım yoktu.
yazılar yazsam gibi bir hayalim de yoktu.
ama şimdi yazıyorum severek.
geçmişte neden hiç yazmadım diye düşündüm;
sanırım anlayanım yoktu.

ve bende inşallah diyorum.
bilmukabele efem :)