
en son sardığında... son kez sarmıştı.
bir daha olmayacak.
hadi ! sarılın ona ve vedalaşın.
bu kaset bi daha sarmayacak.
....
en güzel karışık kasetin, fazla dinlemekten teyiple bir olur, ayıramazdın.
koparırsın... makas, bant, cerrahi müdehale filan...
dikkat ettiniz mi git gide herşeyin cefası gidip sefası kalıyor.
işte size (sağüst köşede) sarmaz bir kaset.
sefasını sürün ama,
hiç bi şeyin cefası olmadan sefası sarmıyor.
gitme kaset ! sarılmak istiyorum sana...
keşke kaseti geri sarabilseydik değil mi? :)
K®HAN
12 yorum:
kaseti sık sık geri sararım. sarardım.
ama artık yapmamaya çalışıyorum. çünkü sunu fark ettim ki, kaseti genelde kötü anlarımda daha kötü seyleri hatırlamak icin geri sardırıyorum.
sarmıyorum. sarmıcam. üzülüyorum!
sarar mısın, sarar mıydın, saracak mısın, sarmayacak mısın? :)
karar ver bak
çekiştirirken koparacan filmi.
sonra aşırı ve sürekli mutluluk halleri filan.
sakin olamazsın.
akışına bırak, sarma.
bencede akışına bırakmak gerek ne ileri ne geri....hayat bizim için bişeyler düşünür elbet .
resim de , yazı da blog da, çok güzel olmuş, samimi, gülümsetici
devamını dilerim
devam etmek mi?
siz böyle yaparsanız bırakamam ki zaten :)
teşekkür ederim.
leman hanım...
bir pencere daha açtınız konuya,
geçmişe ve geleceğe dikkatimizi dağıtıp durmayalım,
anı yaşayalım lütfen diyorsunuz yani bravo :)
hayat neden güzeldir?
süprizlerle doludur da ondan.
ben de süpizleri severim zaten :)
teşekkür ederim.
hadi diyelim sardık sonra devam ettik yahu yine "keşke" diyeceğimiz ve yeniden sarsak ya diye ümit edeceğimiz bişiler buluruz mutlaka. o yüzden fazla kurcalamadan "şimdi"nin tadını çıkarmalı derim ben...(sen yapıyor musun diye sorsana yok vazgeçtim sorma)
yok yok.
sardın sarmadın meselesi değilde.
biri ayrılıp gitti mi senin hayatından,
yani uzağa, yani cepten ulaşamayacağın yere, kapsama alanının dışına...
yok daha uzağa.
yani artık dünyada değilse...
onun telafisi yok be...
bu filim koptu mu bi kere,
"Ejderha olsan kâretmez,
Ne kavgada ustaligin,
Ne de çatal yürek civan olusun.
Kâretmez inceden içine dolan,
Alip götüren hasrete
.....( ahmet arif )"
doğru dersin. ama adını şimdi hatırlamadığım bir şairde "özlemek en güzel yönü bekleyişlerin. seni bunca özlemesem bunca sevemezdim ki" demiş...
ölmüş o. ölmüş, ölmüş.
özlenmek için ölmek mi lazım yani
ölmek için yaşamak mı gerek peki...
eviit.
ölmek için gelmedik mi dünyaya?
Yorum Gönder