21 Ocak 2009

Ben BARACK HUSSEIN OBAMA



ben Barack Hussein Obama,
kendisine 60 yıl önce
lokantada hizmet verilmeyen
bir adamın oğluyum.

gün görmüş yaşlı bir teyze gibi,
sen bu akılla fazla yaşamazsın.
sus evladım...
konuşma...
diyesim geldi dün
ABD nin yeni başkanı Barack Hussein Obama'nın
yemin törenini izlerken.
amerikanın pek değişmez
- görünenden daha derin- bir siyaseti vardı,
ve değiştirmeye çabalayanlar fazla yaşamamışlardı.
aynen bizdeki gibi...
başkan Kennedy'i hatırlayınız.

peki neydi beni böyle düşündüren?

pek çok sebep var.
umduğumdan daha da çok...

ABD tarihinde 270 yıl kölelik,
350 yıl ırk ayrımcılığından sonra
geçmişte otobüste oturma hakkı olmayan bir siyah adam
amerikanın en ayrıcalıklı koltuğuna oturuyor
bununla kalmayıp yemin ettiği kürsüden dünyaya
''babasına 60 yıl önce lokantada hizmet verilmeyen bir adam
şimdi beyaz saraya çıkarak yemin ediyor
''
diyerek amerika gerçeğini özetliyor.

işte, açık sözlülük ve cesaret.....

birkaç satırın daha altını çizelim;

ABD başkanı olarak görevimi, sadakatle yerine getireceğime
ve elimden geldiği ölçüde ABD anayasasını muhafaza edeceğime,
koruyacağıma ve savunacağıma and içerim.
Allah bana yardım etsin.


Allah bana yardım etsin” ibaresini yemin metninde olmadığı halde kullandı.

Kongredeki törende takdim edilirken, ikinci adı “Hussein” yerine “H” kullanılan ve “Barack H. Obama” olarak tanıtılan Obama,
yemin ederken, “Ben Barack Hussein Obama” diyerek yeminine başladı.

"Müslüman dünyasına seslenmek
istiyorum,
Yeni bir çağı başlatmak istiyoruz.
Karşılıklı çıkarmalarımız ve beklentilerimiz doğrultusunda
işbirliği yapacağımız bir barış çağı..
Artık savaş ve şiddetle bir şeyler elde edeceğini sananların
bizi kandırmasına izin vermemeliyiz.
Yumruğunuzu açın. Elinizi sıkmak istiyoruz.....
Dünya artık değişiyor bizde değişmek zorundayız.
Alçakgönülükle ve şefkatle..."

"Bazıları bizim hedeflerimizi ya da kararlılığımızı sorguluyor,
sistemimizin artık çok büyük planları kaldıracak kadar
kuvvetli olmadığını iddia ediyor.
Ama onların hafızaları kısa vadeli.
Bu ülkenin nerelerden geçtiğini unutmuş gibi görünüyorlar.
Özgür kadınlar ve erkeklerin karar verdikleri zaman
ve ortak hedefler doğ
rultusunda hayal gücü birleştiğinde
cesaretle yola çıkıldığında
neler başarılabileceğini unutmuş gibiler.
Onların ne yazık ki anlayamadığı şey
artık siyasi çatışmalardan uzaklaşmamız gerektiği.
Artık bizi bugüne kadar meşgul etmiş çatışmalar
hedeflerimize ulaşmamızda bize katkı sağlamayacak....
Eğer bunları gerçekleştirebileceksek ilerlemeye devam edeceğiz.
Akıllıca harcayacağız bütçelerimizi ve
bütün çalışmalarımızı gün ışığında gerçekleştireceğiz.
Ancak bu şekilde halkımızın bize inancını pekiştirebilir
güvenini tekrar tesis edebiliriz.

Piyasanın gerektirdiklerini boş verin.
Özgürlüğü yayma ve zenginlik mücadelesi tabii ki hedef.
Ama bu kriz bize bir ders öğretti.
Artık piyasa sadece zengin olanların yanında olursa,
sürdürülebilirlikten bahsetmek söz konusu
bile olmayacaktır.
Artık fırsatları herkese götürebildiğimiz sürece zenginleşebileceğiz
ve bu zenginlik sürdürülebilir kılınacaktır.
Bu sadece sadaka vermek şeklinde olmayacaktır.
Ortak çıkarlarımız doğrultusunda ilerleyip,
herkese bu şartları eşit olarak götürebildiğimiz derecede
büyümeye devam edeceğiz.

Ortak savunmamız söz konusu olduğunda ise
bizler güvenliğimizle ideallerimiz arasında
seçim yapmak durumunda değiliz.
Asla böyle düşünmeyin. Kurucu atalarımız,
bizim sadece hayal edebileceğimiz zorluklarla
karşı karşıya geldikleri zaman,
hukukun üstünlüğü ve insan haklarının
temel alındığı metinleri kaleme aldılar.
Ulusumuza nesiller boyunca kıl
avuzluk etmiş olan ilkeler bunlardır.
Ve biz güvenliğimiz için bu ilkelerden vazgeçmeliyiz gibi
bir düşünce asla ve asla egemen kılınmamalıdır.

Eski nesiller komünizmle, faşizmle mücadele ettiler.
Sadece tanklar ve roketlerle mücadele etmediler.
Ama kararlılıkları ve adanmışlıklarıyla taahhütleriyle
sadece gücün bizi koruyamayacağını anladılar.
Ve istediğimizi yapmak gibi bir lüksümüz olmadığını ifade ettiler.
Gerçekten gücün temelinde güvenlik, inanç, davalarımızın haklılığı,
hukukun üstünlüğü ve insan hakları vardır.
Gücümüz buradan gelir.

Osmanlıların tavırları ise açıklanacağı gibi tamamen müdafaaları ile ilgilidir ve ölçü
“Kuvvet Haktadır” yani haklı olan kuvvetlidir.
(Grenard. a.g.e.. s. 98)

evet,
Obama,
bizim asırlar öncesinden beri bildiğimiz
yakın tarihimizde bize unutturulan,
ve bizim bir çoğunu unuttuğumuz,
ve tekrar hatırlamaya başladığımız,
onların el yordamıyla keşfettiği,
belki deneme yanılmayla geldiği,
insani hak ve özgürlüklerden bahsetti.
bu haklar daha önce amerikan halkına büyük ölçüde tanınmıştı
fakat bu sefer Obama'nın sözleri tüm dünyayı kapsıyordu.

Obama'nın anne ve babası,
babasının yabancı öğrenci olarak geldiği
Hawaii'de tanışmış ve evlenmiş
ve Barack Obama 2 yaşındayken boşanmışlar.
Obama anne ve babası boşandıktan sonra
babasını ABD'ye olan ziyareti sırasında
1971 yılında sadece bir kez görmüş.

ben babasız büyüyen bu yetim çocuğa güveniyorum.

bush'un görevinin sona erişi için şükrediyor,
törende Papaz Rick Warren tarafından yapılan
Allah ona cesaret versin,
şefkati bol ve cömertliği tam olsun.” şeklindeki duaya da
gönülden amin diyorum.

K®HAN

Rosa Parks
Atlı karınca
Karaların yeri neresi
Bu atlı karıncada;
Binmek istiyorum, söyleyin bana.
Güneyde bir kasabada
Beyazlarla karalar
Oturamaz yan yana.
Güneyde trenlerde
Zenci vagonu ayrı,
Otobüste yerimiz en arkada.
Ama atlı karıncada
Yok ki arka sıra.
Hangi ata bineyim
Benim derim kara.

Langston Hughes


10 yorum:

JoA dedi ki...

hepimiz siyahız, hepimiz obamayız diye bağırsam mı? cık, olmaz:))

güzel şeyler ummak istiyorum ama, taaaaa yürekten. yollar çoktan çizilmedi, gizli geçitler çoktan kazılmadıysa. ummayı istemek bile çok hayalci gibi geliyor şimdi ya neyse...

fakat şiiri çok sevdim.

korhan dedi ki...

yapma,
umut garibin ekmeğidir
oynama :)

aslında o tahtın sahibi biziz biliyorum.
ben sadece biz hazır oluncaya kadar boş kalsın istemiyorum.

şiirde senin olsun ben okudum :)

t.u.b.a dedi ki...

güzel konuşmuş da son israil olaylarına gösterdiği tepkiden sonra ''kondoliza rayıs'' gibi dışı siyah iç beyaz olanlardan çıkmasın bu da? :P

beenmaya dedi ki...

valla oralara çıkana kadar herkes konuşur sürekli konuşur sürekli iyi, umut dolu, güzel konuşur. ama oraya çıkılıp oturulduğunda tüm sözler, konuşulanlar unutulup bambaşka biri olunur. bekleyip göreceğiz işte...

korhan dedi ki...

t.u.b.a,

işte insanın içinin bilinmemesinin güzel tarafı bu.
umudumuz var.

tabii ki içi dışına çıkıncaya kadar.

cürüm işleyinceye kadar herkes tertemizdir.

hem içi beyaz demeyelim
içi soluk benizli diyelim
teksaslı diyelim.
ceyar diyelim.

umarız Obamanın içi dişleri gibidir.

korhan dedi ki...

beenmaya,

bu adam bildiğimiz standartlara uymuyor.
o yüzdendir ki şüpheleniyoruz
bu adam bizi şaşırtacak
inşallah.

beenmaya dedi ki...

umarım diyecektim dememişim şimdi diyorum ummaya devam ederek...

Judi dedi ki...

Herkes bir kurtarıcı bekler. Umarım Amerika hayal kırıklığına uğramaz ki bizlerde umut edebilelim.

korhan dedi ki...

beenmaya,
umudu nunutur mu hiç insan.
bi daha olmasın :)

korhan dedi ki...

judi,

bir kurtarıcıyla düzelecek dünyalar tarih oldu da,
toplum düzelince düzelirmiş yöneticiler,
bu yüzden umut ediyoruz
amerika ehlileşirde
işimiz kolaylaşır diye.

ama hollywoodda çekmiş olabilirler haklısın :)