19 Eylül 2009

RAMADAN KAREEM


usandınız mı Ramazan yazılarından?
cevabınız evetse
üzülmeyin suç sizin değil.
suç benim.

doğru aktarıldığında
Ramazanı sevmeyecek
Oruca, Namaza, Kurana
yani İslama imrenmeyecek
bir insan bile yoktur sanıyorum
yer yüzünde.

evet öyle bir çağda yaşıyoruz.
arayış içerisinde insanlık
ve artık insanlardan bir şeyler gizlemek
ve onları kandırmak, korkutmak
ve uyutmak imkansızlaşıyor.

eğer sevilmek istiyorsanız,
samimiyetle sevmelisiniz.
saygı duyulmak istiyorsanız,
saygılı olmalısınız.
yaşamak istiyorsanız eğer
insanca ve refah içerisinde,
o halde,
yaşatmalısınız.




nefret ederek,
ırkına, diline ve dinine
hatta yaşama hakkına bile
saygı duymadan yaşıyorsanız.
madem bizden değildir
ölsün diyenlerdenseniz;
belki de çok yakında
doğal hayatı koruma dernekleri tarafından
korumaya alınacaksınız.
yok yook
onlar ne yapsın ki,
belki bir iki kolleksiyoncu filan ilgilenir.
o da, numunelik bir kaçınızla.
hepinizle değil tabii ki.
:)

neyse,
lafı istediğimiz noktaya getirmişken
dağıtmayalım.

Ramazan biterken,
daha başlamamışken yayınlanan
ve pek üzerinde durulmayıp es geçilen,
ya da benim farketmeyip atlamış olduğum
bir mesaja kulak veriyoruz.
ve hatta bir Ramazan dersine...

işte bu yeni asra yakışan,
yepyeni bir söylem ve nezaket sahibi
ve pırıl pırıl bir başkan
sayın Barack Obama
Ramazanımızı kutluyor.

pek geç oldu ama
teşekkür ediyoruz.

mesajını dinlediğimde
hem duygulanıyorum,
hem de telaşlanıyorum;
bizim nasıl olsa cepte deyip
ilgi göstermediğimiz hakikatlara
başkaları mı sahip çıkıyor yoksa ?
diyorum.
inanmıyorum yok,
aklımdan geçiyor sadece.
evet,
orada siyasetçiler konuşabilir bunları.
bizimkilerden daha özgür oldukları kesin.
ama beyin takımı bizde,
hamiyet sahibi gençlik de bizde
lakin, dikkat etmek lazım
değil mi ki
herşey bir süre?...

şşşt sessizlik...

‘Ülkemizin elli eyaletinde yaşayan
Müslüman toplumlar da dahil olmak üzere
Amerikan halkı adına,
Amerika ve dünyanın her tarafındaki Müslümanlara
en iyi dileklerimi sunuyorum.

Ramazanınız kutlu olsun’


Ramazan; Müslümanların,
imanla gelen ışık ve irfanı,

insanların birbirlerine
ve Allah’a karşı sorumluluklarını,

daha derin düşündükleri bir zamandır.


Ramazanı bizim toplumumuz
ve ailelerimizde gözlemleyen
farklı dinlere mensup birçokları gibi ben de
bu ayın, ailelerin bir araya geldiği
ve birlikte iftar ettikleri
mutlu bir zaman olduğunu biliyorum.
Bunu da biliyorum ki,
Ramazan aynı zamanda
yoğun bir ibadet ve tefekkür ayıdır;

bu ay zarfında Müslümanlar
gün boyu oruç tutar,

gece teravih namazı kılar,

bir ay süresinde
Kuran’ın tamamını okur ve dinler.


oruç tutmak kavramı,
benim mensup olduğum
Hıristiyan dini de dahil birçok din
ve
bir sonraki yemeği yemenin
bir garantisi olmadığına inanan
müminler arasında,

insanları Tanrı’ya yaklaştıran
bir yol olarak kabul edilir.

Müslümanların
diğerlerine sağladığı destek de
bizim olanak ve refahı
her yerde insanlara ulaştırmamız konusundaki
sorumluluğumuzu hatırlatır.
Şunu unutmamalıyız ki,
yaratmak istediğimiz dünya

ve gerçekleştirmek istediğimiz değişiklikler

kendi yüreğimizde ve
kendi toplumumuzda başlamalıdır.

Kahire’deki konuşmamda da söylediğim gibi,
(video) (text)
bu yeni başlangıç
bir-diğerini dinlemek,
bir-diğerinden öğrenmek,
bir-diğerine saygı göstermek
ve ortak bir zemin bulmak için gösterilen
sürekli çabaların eseri olmalıdır.
Bunun önemli bir kısmını,
dinlemenin oluşturduğuna inanıyorum

ve bu nedenle son iki ay boyunca
dünya genelinde Amerikan elçilikleri,
sadece Müslüman çoğunluklu ülkelerin
hükümetleri ile değil,
doğrudan doğruya halkı ile de temas kurdu.
Bunun sonucunda, bize,
Amerika’nın insanların arzu ve isteklerine
nasıl tercüman olabileceği konusunda
dünyanın her tarafından çok çeşitli fikirler iletildi.

Tüm bu çabalar
Amerikalı Müslümanlar
ve
halkının çoğu Müslüman olan ülkelerle

karşılıklı çıkar ve saygı temelinde

ilişkiler geliştirmek arzusunun bir parçasıdır.

Bu fırsattan faydalanarak,
Amerika ile dünya genelinde ki Müslümanlar arasında
yeni bir başlangıca bağlılığımı
yeniden vurgulamak istiyorum.

Amerika ve dünyanın her tarafında
Ramazanı karşılayan Müslümanlara

hayırlı bir ay diliyorum.

Tanrının selamı üzerinize olsun.


Başkan
Barack Hussein OBAMA



Aleyküm selam.

hep bir uğultudur gırla gider;
güvenelim mi güvenmeyelim mi,
başkan değişirse ülke politikası direnir mi
falan filan.

bütün güzel sözlere güvenebilirsin
ama arkanı dönmediğin sürece :)

hem hüsn-ü zan vazifemiz değil mi?

saatimiz kaç olmuş?
iki buçuuuk.
uyumayalım öyleyse
2009 Ramazanın son sahurundan sevgilerle...

K®HAN

mesajın tam metni:





Ülkemizin elli eyaletinde yaşayan Müslüman toplumlar da dahil olmak üzere Amerikan halkı adına, Amerika ve dünyanın her tarafındaki Müslümanlara en iyi dileklerimi sunuyorum. Ramazanınız kutlu olsun.
Ramazan, İslam inancına göre Kuran’ın, basit bir kelime – oku ile başlayarak Muhammed Peygambere nazil olduğu aydır. Dolayısıyla, Ramazan Müslümanların imanla gelen ışık ve irfanı, insanların bir-birlerine ve Allah’a karşı sorumluluklarını daha derin düşündükleri bir zamandır.
Ramazanı bizim toplumumuz ve ailelerimizde gözlemleyen farklı dinlere mensup birçokları gibi ben de bu ayın ailelerin bir araya geldiği ve birlikte iftar ettikleri mutlu bir zaman olduğunu biliyorum. Bunu da biliyorum ki, Ramazan aynı zamanda yoğun bir ibadet ve tefekkür ayıdır; bu ay zarfında Müslümanlar gün boyu oruç tutar, gece teravih namazı kılar, bir ay süresinde Kuran’ın tamamını okur ve dinler.
Bu dini adetler bize ortak olduğumuz ilkelerle birlikte, İslam’ın adalet, gelişme, hoşgörü ve beşeriyet onurunun güçlenmesinde oynadığı rolü hatırlatır.
Örneğin, oruç tutmak kavramı, benim mensup olduğum Hıristiyan dini de dahil birçok din ve bir sonraki yemeği yemenin bir garantisi olmadığına inanan müminler arasında, insanları Tanrı’ya yaklaştıran bir yol olarak kabul edilir. Müslümanların diğerlerine sağladığı destek de bizim olanak ve refahı her yerde insanlara ulaştırmamız konusundaki sorumluluğumuzu hatırlatır. Şunu unutmamalıyız ki, yaratmak istediğimiz dünya ve gerçekleştirmek istediğimiz değişiklikler kendi yüreğimizde ve kendi toplumumuzda başlamalıdır.
Bu yaz Amerika’nın her tarafında insanlar çocuklara eğitim vererek, hastalara bakarak, zor günler yaşayanlara yardım ellerini uzatarak toplumlarına hizmet etti. Birçok İslam kökenli örgüt de dahil, dini temele dayanan teşkilatlar yaz mevsimi boyunca devam eden çalışmaların ön saflarında yer aldı. Bu zor zamanlarda taşıdığımız sorumluluk ruhunu önümüzdeki aylar ve yıllarda da sürdürmemiz gerekmektedir.
Biz aynı zamanda, Amerika sınırlarının ötesinde, daha barışçıl ve güvenli bir dünya yaratmak alanındaki sorumluluğumuza da sadakatle bağlıyız. Bunun içindir ki, Irak’taki savaşı sona erdirmek konusunda sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bunun içindir ki, Afganistan ve Pakistan gibi yerlerde halkı güçlendirirken şiddetten istifade eden aşırıcıları izole ediyoruz. Bunun içindir ki, İsrailliler ve Filistinlilere barış ve güvenlik içinde birlikte yaşama hakkını
tanıyan iki-devlet çözümünü kuvvetle ve aktif şekilde destekliyoruz. Bunun içindir ki, Amerika her zaman, tüm insanların düşündüklerini söylemesi, dinine ibadet etmesi, toplumda tam katılımı ve hukukun üstünlüğüne güvenmesini içeren evrensel hakların savunucusu olacaktır.
Tüm bu çabalar Amerika’nın Müslümanlar ve halkının çoğu Müslüman olan ülkelerle karşılıklı çıkar ve saygı temelinde ilişkiler geliştirmek arzusunun bir parçasıdır. Bu fırsattan faydalanarak, Amerika ile dünya genelinde Müslümanlar arasında yeni bir başlangıca bağlılığımı yeniden vurgulamak istiyorum.
Kahire’deki konuşmamda da söylediğim gibi, bu yeni başlangıç bir-diğerini dinlemek, bir-diğerinden öğrenmek, bir-diğerine saygı göstermek ve ortak bir zemin bulmak için gösterilen sürekli çabaların eseri olmalıdır. Bunun önemli bir kısmını, dinlemenin oluşturduğuna inanıyorum ve bu nedenle son iki ay boyunca dünya genelinde Amerikan elçilikleri sadece Müslüman çoğunluklu ülkelerin hükümetleri değil, doğrudan doğruya halkı ile de temas kurdu. Bunun sonucunda, bize, Amerika’nın insanların arzu ve isteklerine nasıl tercüman olabileceği konusunda dünyanın her tarafından çok çeşitli fikirler iletildi.
Biz dinledik. Ve sizin yaptığınız gibi, hem açıkladığım politika ve güvenlik alanlarında, hem de insanların hayatlarında en fazla farklılık yaratacağını söylediğiniz alanlarda, zamanla değişiklik getirecek somut etkinlikleri hayata geçirmek üzerinde odaklaştık.
Bu istişareler benim Kahire’de gerçekleştirmeye çağırdığım – eğitimde değişim programlarını genişletmek; girişimciliği geliştirmek ve yeni iş alanları yaratmak; okuma-yazma becerisi ve mesleki öğrenimi desteklerken bilim ve teknolojide işbirliğini artırmak konularında- ortaklık etkinliklerini uygulamaya koymamıza yardım ediyor. Biz aynı zamanda İslam Konferansı Örgütü ve İslam Konferansı Örgütüne üye ülkeler ile çocuk felcini yok etmek alanında işbirliği yapmak için çalışırken, hacca hazırlanan birçok Müslüman’ın özellikle kaygılandığını bildiğim H1N1 gibi hepimizi etkileyen sağlık problemlerinin giderilmesi yolunda uluslararası ilgililerle yakın çalışmaları sürdürüyoruz.
Bu çalışmaların hepsi barış ve güvenlik içinde yaşamak; tahsil almak ve onurlu yaşamak; ailemizi, toplumumuzu ve dinimizi sevmek gibi ortak arzularımızın gerçekleştirilmesini hedef almaktadır. Bunlar zaman ve sabırlı çalışma ister. Durumu bir gece içinde değiştiremeyiz ama yapılması gerekenleri hayata geçirmeye içtenlikle azmederek, kendimiz ve çocuklarımız için arzu ettiğimiz hedefe doğru yeni bir yönde ilerleyebiliriz. İşte hep birlikte çıkmamız gereken yolculuk budur.
Bu son derecede önemli diyalogun devam etmesi ve eyleme dönüşmesini beklerken, bugün, Amerika ve dünyanın her tarafında Ramazanı karşılayan Müslümanlara hayırlı bir ay diliyorum. Tanrının selamı üzerinize olsun.





kaynak :www.whitehouse.gov

2 yorum:

cache dedi ki...

Bayramın BAYRAM olsun..

K®HAN dedi ki...

chace,

amin.
teşekkür ederim.
bilmukabele.

bayram bayramlığını hep yapar
hiçbir zaman da bırakmaz :)
ama insan hissedemez bazen o başka.
eski bayramları özleyen
cocukluğunu özlüyordur aslında.
nerde o saf ve tertemiz yürek
o kadar uzakta o eski bayram.

eğer 30 ramazan oruç gözümüzü açmasa
tamamen göremez olur insan yaşlandıkça.