18 Temmuz 2009

YOLCULUK HAZIRLIĞI



normal nedir normal?

"benim için normal,
çamaşır makinemin ayar düğmesindeki
bir yazıdan ibarettir" diyordu genç kadın.
yani diyor;
"herşeyim anormaldir..."
normale rağbet yok tabii...

normal nedir kardeşler?
herkesin normali
birbirinin aynı mıdır?
....
değişir diyorsunuz....
peki bu normal midir :)
işimize gelen normal ,
hoşumuza gitmeyen anormal...
öyle midir ?

sahi anormal nedir?
başındaki 'a' harfi
bizi şaşırtan bir normale verdiğimiz
tepki mi yoksa :)
neden olmasın.



evet, anormal değimiz durumlar
bizi hayrete düşürürler çoğu zaman.

mesela bir ağacın meyvelerinin
kızarmış piliçler olması?
ne hayret verici bir anormallik olurdu.
gözlerimize inanamaz
elimizle dokunarak kontrol ederdik.
o da yetmezse ısırarak...
ama dalda portakal varsa
bakmaya bile gerek yoktur.
neden?
çünkü o normal.
normale rağbet yok dedik ya :)

oysa portakal, özenle hazırlanmış
bir meyvesuyu haznesidir.
pek kısa bir nazarla bakarsak;
bir odun tarafından topraktan süzülüp,
güneşte pişirilmiş ve paketlenmiştir...
hakikat böyle midir?
peki biraz incelesek,
tavuktan daha mı az hayret vericidir?

anormal birşeyi, nasıl normal kabul ettiğimizi
vereceğimiz başka, çarpıcı bir örnekte tekrar görelim.

Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.(*)

evet bu hayret verici birşeydir fakat asıl anormallik burada değil.

yaşlanmak, genelde yıpranmanın bir sonucu olarak kabul edilir.
"ee kulan bunu, kullan bunu tabii ki yıpranır, eskir, yaşlanır."
bu genel kannattir.
oysa kullanım süresi veya hor kullanmanın
yaşlanmaya etkisi ihmal edilecek kadar azdır.
ve belkide hiç yoktur.

ispat mı istiyorsunuz?
yukarıda yazdım ama yinelemekte fayda var :)

Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.(*)

öyleyse hep genç kalmamız gerekmez mi?
bakın, normal sandığımız yaşlanmak,
bu açıdan bakıldığında ne kadar da anormaldir.
işte biz bu anormalliklere
dünya normalleri deyip geçeriz.

belki aklınıza şöyle bir fikir geliyormaktadır.
"bedenimizde böyle işlettirilen bir
yenilenme mekanizması varsa
hiç yaşlanmamak mümkün!"
cevabımız evet.
bunu da biz,
ahiret normalleri başlığı altına yazabiliriz.

100 gün içerisinde tamamen yenilen hücreler yep yenidirler
lakin bu imtihan meydanına dair birçok hikmetlere binaen
öncekilerden daha yaşlı yaratılmaktadırlar.
herşeyde olduğu gibi yaşlanmamız da
Allah'ın dilemesiyledir.

evet
dilemediğinde kimsenin birşey dileyemediği
bu kanunları koyan ve yürüten zat,
dilediğinde de onları dilediği gibi değiştirebilir.

özetle,
olağanüstü birşeye
rastladığımızda hayretimizin büyüklüğü
ne yazık ki bizi onu inkar etmeye iter.

oysa varolagelenin mucizeliği
belki ondan daha fazladır
amma velakin, bizdeki alışkanlık
onu tamamen örter.

eğer siz varlık alemini küçümsemiyor
yaşananları tesadüflere bağlamıyorsanız
yaklaşan sıradışı yolculuğa hazırsınız demektir.

var olanı, kendi halinde, sıradan, başıboş gören gözler
haliyle yeniliklere, sıradışılıklara da kapalıdırlar.
işte onlar bu yolculuğa
bizimle gelemeyebilirler
ama seyir mümkün.

yolculuk yarın.
inşallah.

K®HAN

(*) google arama motorunun bulabildiği yüzü aşkın yerde bu cümle aynen geçmektedir.

artık aralarında elchattabib de var. bu cümle halka malolmuş, sahibini aramaya gerek var mı :)

10 yorum:

Adsız dedi ki...

Çok beğendim yazınızı.
Hakikaten 100 günde bir yenileniyorsak niye yaşlanıyoruz, kırışıyoruz ? O kadar kozmetik kullanıyoruz ,gerdiriyoruz ama yaşlanıyoruz.
Vay be.

Ebru

guguk kuşu dedi ki...

ben de katılabilirmiyim kervana Korhan, noolur, bulaşıklarınızı yıkar yemek yaparım (güzel yemek yaparım ha).
şaka bi yana bu normal kelimesini yanlış kullanmakta olduğumuzu anladım yazından sonra. hersabah düzenli olarak güneş doğduğu için bunu normal kabul etmek aslında vicdansızlık. düzenli bir şekilde olagelen güzellikleri "normal" deyip küçümsemek baya büyük bi ayıp. evet şuana kadar her gün şaşırmadan doğru saatinde doğan o kırmızı sarı güneş eminiz yarın yine doğacak daaa acaba biz bunu görebilecekmiyiz. yaradanın bize düzenli olarak sunduğu bu inanılmaz güzelliklere normal deyip geçmek de ayrı bir küfr olsa gerek. ellerine sağlık Korhan herşeye biraz daha dikkatle ve haddimi bilerekten bakacağım artık.
haa buarada kervana katılma isteğimi bi gözden geçir emi:))))

K®HAN dedi ki...

Ebru,

sizi hayrete düşürme çabamı,
hayretinizi gizlemeyerek karşıladığınız için
teşekkür ederim.

K®HAN dedi ki...

guguk kuşu,

bu yolculuk için
ben bir sınırlama yapmadım.
bahsettiğim şey,
böyle bir yolculuğa katılabilme yetisi ile ilgili idi.
ben isterim ki,
hiçbir insan bu yolculuğa seyirci kalmasın.

"inanılmaz güzelliklere normal deyip geçmek de ayrı bir küfr olsa gerek." bu cümlenizin altını çizmek istiyorum.
zira birbirinden harika resimlerin sergilendiği bir galeride
bir adam bulunsa
her resimin önünde durup burun kıvırsa, küçümsese, basit görse.
ressamda, gizliden bunları duysa.
herhalde ki dayanamayacak ve belki bir küfre verilen tepkiden daha fazlasını o adama gösterecektir.
göstermese gülüp geçse.
o resimlerin kıymetini bilen diğer seyircilerin aşırı tepkisine maruz kalır.
ve onlar isteyecekler ki
bu kendini bilmez adamı
galeri sahibi dışarı atsın.

altını yeterince çizdik sanırım.
yani haklısınız :)

guguk kuşu dedi ki...

evet bu yolculuğa ben de seyirci kalmak istemiyorum tüm zorlukları ve güzellikleri ile içinde olmak için dua ediyorum:)

yuri dedi ki...

burdaki misafirliğimde farkındalıklarım her geçen gün artıyor sayenizde..
yolculuk bugün, seyirci kalmamak dileğiyle..

hye dedi ki...

Oooo...
Çok iyi bir yazı olmuş.
İyi bir tefekkür vesilesi oldu:)

K®HAN dedi ki...

guguk kuşu,
amin,
inşallah hep birlikte.

K®HAN dedi ki...

yuri,

"farkındalıklarım her geçen gün artıyor sayenizde.." cümlesini ben okuyanlar için kursam azgelir.
ve ayrıca,
dileğiniz dileğimizdir.

K®HAN dedi ki...

hye,

beğenmenize sevindim.
demek bir tefekkür
zincirleme birçok tefekkürü tetikleyebiliyor :)

teşekkür ederim.