29 Kasım 2008

BÜYÜK ADAM 3

amerikanın superman 1,2,3 ü
büyük adam 1,2,3 serimizle boy ölçüşemez,
çünkü onunki ne kadar kocaman olursa olsun bir yalandır.
bizim ki ne kadar küçümsenirse küçümsensin bir gerçektir.
yalan-gerçek kıyasına daha önce değinmiştik şimdi girmiyoruz.

daha önceki bölümleri kaçıranlar için de bir bölüm özeti
ne yazık ki vermiyoruz.
çünkü kaçan bişey yok.
silininceye kadar herşey yerli yeride.
baştan bu yana bi göz atarmısınız bilmem.
bence gereği yok.
ama ihtiyaç olursa kökü biraz derinde.

VI - büyük adam 2
V - büyük adam tekrara gündemde
IV - gençlik marşı
III - tenbih
II - büyük adam 1
I - birbilen var mı?

önce katkıda bulunanlardan birer önemli fikir....
beenmaya demişti ki...

.......
büyük adam, büyük adam olduğunun kendi bile farkında değildir gibime geliyor benim...

evet. yani, farkında olmamak lazımdır ve kim söylese kim verse bu payeyi reddetmek...
Karōshi demişti ki...

Büyük adam ve büyük kadın tanımları aynı mıdır'ı da isteriz..
Büyük adam cesur adamdır. Kocaman yürekli olandır. Bazen basittir aradığımız. .....

evet. yani, cesur olmalı. basit görünür, basit yaşar, büyük düşünür.... (vereceğimiz örnek ayrıca büyükkadın tanımına ihtiyaç bırakmayacak sanırım)
ferhatcguter demişti ki...

Büyüklük te göreceli adamlık ta...Kime,neye göre büyük adam?....
...hikaye uzun...Ancak demeğe getireceğim mesele şu ki;büyük adam = ufkun genişliği.

evet. yani, neyi baz aldığını bilir, herkesin büyük adamı olmak gibi bir çabası yoktur, hatta davası büyüktür fakat büyük adam olmak değildir. tabii ki ufku geniştir ufak hesap yapmaz uzun vadeli düşünür.
Burcu Sezer demişti ki...

Büyük adam boyuna göre değişkenlik gösterir...

evet. yani, büyük adamlığı kimsenin eşit değildir mertebeler pek çoktur.
Wilwarin demişti ki...

.....Her yönden büyük adam olucak kimse yok çünkü..

evet. yani, kusursuz insan yoktur. büyük adam heryönüyle mükemmel olmak gerekmez
Nily demişti ki...

W.Reich küçük adama der ki seni büyük adam yapacak tek hakikat sıktığın yumruğun içindedir....

evet. yani, cesurdur, öfkesi büyüktür ve onu kontrol edebilir.
Demet demişti ki...

Leon (hani Mathilda'nin Leon'u) bence bir büyük adam...

evet. yani, iyilikseverlikve sevgi onun olmazsa olmazıdır.
BüYüKGüZeL demişti ki...

büyük adam ha, hoş =)

evet. yani, hakikaten hoştur büyük adamlar :)
lafı daha fazla uzatmamak lazım.
güzel bir sohbetti bu sizinle paylaştıklarımız.
yorumlarıyla bizzat katkıda bulunanlara teşekkür ediyoruz.
lakin şaka bir yana şu da bir gerçek ki;
büyük adamı tarif etmek bize düşmez.

hem,
"herkes büyük adam olabilir"
lafını eğer biz söylersek
belki büyük adamlığı hafife almış oluruz.
yalnız şunu söyleyebilmeliyiz;
herkes büyük adam olamayabilir fakat
herkese büyük adam olma fırsatı verilmiştir.

bildiğiniz gibi,
insanın mertebesinin kendisininkinden büyük oluşunu hazmedemeyen şeytan huzurdan kovulmuş ve haklılığını ispata koyulmuştur.
günlerden bir gün şeytan,
şeytanın avukatı filminden bir karede;
kendisinin hilelerine kanmayıp iyi insanları savunmayı seçen,
hemde başarılı olan bir avukata,
mahkeme çıkışında, insan kılığında iltifatlar yağdırır.
karşılığında bu iltifatları kabuleder tarzda bir gülümseme gördüğünde,
avukat uzaklaşırken arkasından der;
kibiiirr... en sevdiğim günah.

işte büyük adam ilk evvela bunu bilir, ve herdaim hatırında tutar.

şimdi de gerçek hayattan bir anekdot;

"İşte, şu zamanın insanları, hırs ve açgözlülük yüzünden,
küçük bir hediyelerini pek pahalı satıyorlar.
Benim gibi günahkâr bir biçareyi,
sâlih veya velî tasavvur ediyor, sonra bir ekmek veriyorlar.
Eğer—hâşâ—ben kendimi sâlih bilsem,
o gurur alamaetidir, salih olmadığıma delildir.
Eğer kendimi sâlih bilmezsem,
o malı kabul etmek caiz değildir.
Hem âhirete yönelik amellere karşılık sadaka ve hediyeyi almak,
âhiretin bâki meyvelerini dünyada fâni bir sûrette yemek demektir."

şimdi gelelim büyük adam 2 nin finalinde bahsettiğimiz
büyük adama örnek olarak seçtiğimiz
video görüntüleriyle gazete kupürleriyle sabit
çok yakınımızdan, dünümüzden bir vatandaşımıza...

o büyük adam rakel dink dir.

evet,
yetimhanede büyümüşler,
ben onları tanımazdım.
daha önce ve sonrasında hiçbir hırant dink yazısı okumadım.
ermeni değilim, hıristiyan da değilim.
herhangi bir özenti de beslemiyorum, özendirmeye de çalışmıyorum.
hırant dink katledildiğinde peşinde "hepimiz hırantız" "hepimiz ermeniyiz" diyen insanların arasındada değildim.
hayır, yanlış yaptılar demiyorum
ama belki safdillikle attıkları sloganları
hırant dink'i katleden,
-her türlü farklılıklara tahammülsüz-
zihniyetin ekmeğine yağ sürer gibiydi.
oysa,
ne hepimiz türktük ne de hepimiz ermeni.
belki yetmişiki milletten terkip vatanını seven insanlardık biz,
aynen osmanlı'daki gibi.

biz bir vatandaşımızı ebedi aleme yolcu ederken,
arkasında bıraktığı eşi büyük adam rakel dink,
katile anne şefkatiyle bakıp "bir bebekti" diyerek,
kendi büyük adamlığını açık ediyor,
bir ders bir veda konuşması yapıyordu.

yetim çocuk ölmüştü, yetim kız ağlıyordu.
şimdi onu dinleyelim;


Sevgili dostlar,

bugün bedenimin yarsını, sevgilimi,
çocuklarımın babasını,
ailemizin büyügünü,
sizin kardeşinizi ugurluyoruz.

Sagdakine, soldakine, öndekine, arkadakine rahatsızlik vermeden, saygisizlik yapmadan, sloganlar atmadan ve pankartlar açmadan sessiz bir saygi yürüyüşü gerçekleştiriyoruz.
Bugün sessizlik ile büyük bir ses yükseltecegiz.
Bugün derinliklerin ışığa yükseldiği günün başlangıcıdır.

Yaşı kaç olursa olsun, 17 veya 27 olsun,
katil kim olursa olsun,
bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum.
Bir bebekten bir katil yaratan karanligi sorgulamadan,
hiçbir sey yapılamaz kardeşlerim...

Ah kardeşler,

Onun doğruluga olan sevgisi,
şeffafliga olan sevgisi,
dostuna olan sevgisi onu buraya getirdi.

Korkuya meydan okuyan sevgisi onu büyüttü.
Diyorlar ki O büyük bir adamdı.
Size sorarim: “O büyük mü doğdu?”
Hayir! O da bizim gibi doğdu.
O gökten değildi, o da topraktandı.
Bizim gibi çürüyen bir beden!
Fakat yaşayan ruhu, yaptığı iş, kullandığı üslup,
gözlerindeki, yüreğindeki sevgi onu büyük yaptı.

İnsan kendiliginden büyük olmaz.
İnsanı yaptıkları büyük yapar.

Evet, o büyük oldu.Çünkü büyük düşündü. Büyük söyledi.
Bugün buraya gelerek hepiniz büyük düşündünüz.
Sessizce büyük konuştunuz. Siz de büyüksünüz.
Bugünle kalmayın, bu kadarla yetinmeyin.
O bugün Turkiye'de milat yaptı, sizler de mührü oldunuz.
Onunla manşetler, onunla konuşmalar, onunla yasaklar değişti.
Onun için “dokunulmazlar” veya “tabular” yoktu.
Kelamda dedigi gibi yüreğinden taştı. Büyük bir bedel ödedi. Bedellerin ödendigi gelecekler
Hrantları severek, Hrantlara inanarak olur.
Nefretle, hakaretle, kanı kandan üstün tutarak olmaz.

Bu yükseliş karsidakini kendin gibi görerek, kendin gibi sayarak,
kendin sayarak olur.


Ah kardeşler,

Onu ev cennetinden ayırdılar.
Göksel ve ebedi cennete kanat açtırdılar.

Gözleri daha yorulmadan,
bedeni daha yaşlanmadan,
daha hasta olmadan,
sevdiklerine doymadan kanat açtırdılar göksel cennete.
Biz de geleceğiz sevgilim, biz de geleceğiz o eşsiz cennete.
Oraya yalnız ve yalnız sevgi girer.....
....Orda gerçek sevgi bir arada ebediyen yaşayacağız.
Kimseyi kıskanmayan sevgi, kimsenin malında gözü olmayan sevgi, kimseyi öldürmeyen sevgi, kimseyi aşağılamayan sevgi, kardeşini kendinden üstün tutan sevgi, kendi hakkından vazgeçen sevgi, kin tutmayan sevgi, bağışlayan sevgi, kardeşinin hakkını arayan sevgi, Mesih'te bulunan sevgi... Ve bize dökölmüş olan sevgi...

Yaptıklarını, konuştuklarını kim unutabilir sevgilim?
Hangi karanlık unutturabilir sevgilim?
Olmuşları, olanları kim unutturabilir sevgilim?
Korku unutturulabilir mi sevgilim? Yaşam mı? Zulüm mü?
Dünyanın zevki sefası mı sevgilim?
Yoksa ölüm mü unutturacak sevgilim?
Hayır, hiçbir karanlık unutturamaz sevgilim.

Ben de sana yazdım bu aşk mektubunu sevgilim.
Bana da ağır oldu bedeli sevgilim.
Bunları yazabilmeyi Hisusa borçluyum sevgilim.
Onun da hakkını ona verelim sevgilim.
Herkesin hakkını herkese geri verelim sevgilim.

Sevdiklerinden ayrıldın,

Çocuklarından ayrıldın,

Torunlarından ayrıldın,

Sizlerden ayrıldı,

Kucağımdan ayrıldın.

Ülkenden ayrılmadın sevgilim!


ölebilmek insanlar yaşasın diye,
ağlayabilmek insanlar gülebilsin diye.
bu gün yaşanan güzel günlerin bedeli geçmişte ödendiler....
bilebilmek....


K®HAN

6 yorum:

Burcu SezeR dedi ki...

Yine dökmüşsün ortaya ne varsa :)

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET dedi ki...

O zaman da çok etkilenmiştim ama yazılı okumak daha da derinden sarstı..bir eşe sevgiliye paylaştıkları onca şeye ancak bu denli veda edilirdi..mesajında sevgi ve kardeşlik dolu olarak..

korhan dedi ki...

burcu,
hiç biriktirmem eteğimde.
döküveririm :)

korhan dedi ki...

kıymet,

yol ne kadar zorlu olursa olsun herkes bulanır şöföre bişey olmaz ama...
bu yazar için geçerli değil galiba.

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Nihayet dondunuz.. Ama ne donus!
Yurek istiyor okumak icin..

korhan dedi ki...

mehtap,
teşekkür ederim.
zaten nerdeyse yazı rakel dink'in vedasından ibaret.
çarpıcılık da ona ait.
bizim yaptığımız seçmek oldu sadece.
ama zordu....

okumak, yazmak...
peki olayı yaşayanın hissiyatı ?