anket sonuçlarımızdan duygulanmış,
blogumuza yazmak istemiş.
kırmak istemedik.
hatta bu vesile ile söyleyelim ki
blogumuzda da herkes yazı yazabilir. :)
bir eleştirmenin işi pek çok açıdan kolaydır.çok az şeyi riske eder ve kendimizi kararımız için çalışıp çabalayan insanlardan daha yüksek bir noktada görürüz.
yazması ve okunması kolay olumsuz eleştirilerle besleniriz.
fakat yüzleşmemiz gereken acı bir gerçek var.
genel tabloya baktığımız zaman kötü bir yemek bile, onun öyle olduğunu belirten yazımızdan çok daha anlamlıdır.
ancak bazen bir eleştirmen ciddi riskler alır ve yeni olanı keşfedip savunur.

dünya yeni yeteneklere ve tarzlara hoşgörüsüzdür.
yeninin dostlara ihtiyacı vardır.
dün gece yeni birşey yaşadım.
beklenmedik birinden olağan üstü bir yemek...
açıkçası hem yemek, hemde onu yapanın, nezih yemekler hakkındaki görüşlerimi değiştirdiğini söylesem, az kalır.
bunlar beni derinden sarstı.
geçmişte şef gusto'nun ünlü "herkes yemek yapabilir" lafından hazetmediğimi açıkça ortaya koymuştum.
ancak şimdi onun ne demek istediğini anlıyorum.
herkes büyük bir sanatçı olamaz, ama büyük bir sanatçı her yerden çıkabilir.
gusto'nun yerinde yemek yapmaya başlayan ve mütevazi bir yerden gelen deha, işte böyle ortaya çıktı. bu da gusto nun yıllar önce söylediği sözün haklılığını ortaya koyuyor.
evet kanaatim şu ki bu yeni yetenek fransanın en iyi şefi.
yakında yeniden gusto'nun yerine gideceğim.
yeni şeylere aç olarak.
allkışş
teşekkürler igor,
teşekkürler pixar.
K®HAN
_________________________________________
HERKES YAZAR OLABILIR MI ?
olur. neden olmasın. | 11 (28%) |
olamaz. hatta olmasın. | 6 (15%) |
maaş istemezse buyursun. | 5 (13%) |
kpss'de 90 puan şartı aranmalı | 9 (23%) |
kimseyi üzmek istemiyorum | 6 (15%) |
okur yazar haddinden fazla. harf inkılabı yapılsın | 9 (23%) |
Anket süresi:15 gün
Şu ana kadar kullanılan oy sayısı: 38
Anket kapandı .
katılımcılara teşekkür ederiz.





















İngilizce kelimenin yayılmasından duyduğunuz endişeyi ben de tebrik ediyorum.
fakaaat…
sadece "geek" kelimesi için değil, dilimize girmiş yada girmeye aday tüm kelimeler için cumhuriyet tarihi boyunca tüm uygulamaların ne yazık ki hemen hemen hepsi yanlış ve görüşler bu konuda çok saplantılı.
yoğut, ayran benim icadımsa bu icadı alan kullanan ona yoğurt der, ayran der.demeli ve demiş.
hem demese de icadı yapan için değişen birşey yok.
bir sosyolog toplumda bir hal tespit etmiş adına falan filan demişse
senin dilindede kelime karşılığı yoksa. anlatmak için bi sepet kelime gerekiyorsa. al kullan ne var bunda?
hem muasır medeniyetler seviyesine ulaşacağız diye herşeyimizi avrupalıya benzetelim sonrada bir kelimenin hesabını aylarca yıllarca yapalım.
manyak mıyız biz?
sevgili türk dil kurumunun kurulduğu günden beri yaptığı iş budur.
kökleşmiş bizim olmuş kelimeler sökülüp yerine yeni uydurukçalar bulunmuş,
dedenin cevap dediğine torun yanıt desin,
eski (eskimez) kitapları okuyamasın,
okusa bile anlamasın,
kültürü ile bağı kopsun
ve tam bir kimlik arayışına ve sonucunda bunalımına girsin istenmiş
ve öyle de olmuş... olmamış mı?
dünyanın en zengin dili bizde iken en kısır dilin sahibi olmuşuz.
yani bizim insanımız konuşacak,
kelimeler de derdini anlatmaya kifayetsiz kalacak,
eskilerin önüne set çekilmiş; geri dönemeyecek,
o da yeni kelmeleri almayacak öğrenmeyecek kullanmayacak öyle mi?
öyle istenildiği kesin.
ama bebek büyüyor.
onun, anne, baba, mama dan başka kelimeleri de var şimdi
ve artık tanıklık ettiği cinayeti tüm insanlığa duyuracak.
dilimizi katledenler
bambaşka bir dille dünyaya ilan olunacaklar.
yeniliğe açık eski bir dille… TÜRKÇE'yle