
lafı yalan noktasına getirdik ki çok hassas, çok ince bi konudur.
neden hassas olsun ki??
insan yalan söylese bile kendine söylenmesi konusunda pek hassas değil midir?
neden incedir ki?
dayanmaz, çok kopar, hep kopar, hem koparır da o yüzden, sonuçta...
öyleyse tehlikelidir de.
öye mi ki?
yalancı iyi kalplidir diyebiliriz.
çünkü hep karşı tarafın duymak istediği şeyleri söyler. canım benim.
evet, yalandır söyledikleri.
çünkü onları gerçekleştirmeye gücü yetmez, zora gelemez, pek tembeldir ve aceleci...
bu insanın tanımıdır.
.....gerçekleştirmeye gücü yetmez, zora gelemez, pek tembeldir ve aceleci...
öyleyse herkes yalancıdır.
.....
bakın nereye geldik.
size yalancı dedim, koptu.... ince ya.
şimdi aşırı tepkiler verebilirsiniz.... hassas ya.
korktum da açıkçası şimdi.... tehlikeli ya.
bu ağır itham şimdi döner... bizi vurmasın mı? hakkaten haa...
taksit veya tek çekim?
peşin savunmadır:
yalanlar istiyorsan,
yalanlar söyleyeyim.
incinirsin.
gene de sen bilirsin. (Ö.Asaf)
eskiden istendiğinde ısrarlara dayanamaz söylerdim. cahillik...
cahil cesareti işte.
artık korkuyorum ve susuyorum.
ya da
tuvalet kağıdı yok ama
zımpara kağıdı var diyorum.
isteneni değil olanı veriyorum.
kıçınızı tahriş eder belki ama gerçektir,
en azından elinize pislik bulaşmaz diyorum.
işinize gelirse....
bilmiyorum.
K®HAN















İngilizce kelimenin yayılmasından duyduğunuz endişeyi ben de tebrik ediyorum.
fakaaat…
sadece "geek" kelimesi için değil, dilimize girmiş yada girmeye aday tüm kelimeler için cumhuriyet tarihi boyunca tüm uygulamaların ne yazık ki hemen hemen hepsi yanlış ve görüşler bu konuda çok saplantılı.
yoğut, ayran benim icadımsa bu icadı alan kullanan ona yoğurt der, ayran der.demeli ve demiş.
hem demese de icadı yapan için değişen birşey yok.
bir sosyolog toplumda bir hal tespit etmiş adına falan filan demişse
senin dilindede kelime karşılığı yoksa. anlatmak için bi sepet kelime gerekiyorsa. al kullan ne var bunda?
hem muasır medeniyetler seviyesine ulaşacağız diye herşeyimizi avrupalıya benzetelim sonrada bir kelimenin hesabını aylarca yıllarca yapalım.
manyak mıyız biz?
sevgili türk dil kurumunun kurulduğu günden beri yaptığı iş budur.
kökleşmiş bizim olmuş kelimeler sökülüp yerine yeni uydurukçalar bulunmuş,
dedenin cevap dediğine torun yanıt desin,
eski (eskimez) kitapları okuyamasın,
okusa bile anlamasın,
kültürü ile bağı kopsun
ve tam bir kimlik arayışına ve sonucunda bunalımına girsin istenmiş
ve öyle de olmuş... olmamış mı?
dünyanın en zengin dili bizde iken en kısır dilin sahibi olmuşuz.
yani bizim insanımız konuşacak,
kelimeler de derdini anlatmaya kifayetsiz kalacak,
eskilerin önüne set çekilmiş; geri dönemeyecek,
o da yeni kelmeleri almayacak öğrenmeyecek kullanmayacak öyle mi?
öyle istenildiği kesin.
ama bebek büyüyor.
onun, anne, baba, mama dan başka kelimeleri de var şimdi
ve artık tanıklık ettiği cinayeti tüm insanlığa duyuracak.
dilimizi katledenler
bambaşka bir dille dünyaya ilan olunacaklar.
yeniliğe açık eski bir dille… TÜRKÇE'yle